Dereotunun Faydaları

Özellikle salatalara çok yakışan otlar arasında bulunan dereotu, aynı maydanoz gibi tam bir vitamin ve mineral deposu. Rusya’nın güneyi, Akdeniz bölgesi ve batı Afrika’da doğal olarak yetişen bitki kalsiyum, manganez, demir ve magnezyum mineralleri ile A ve C vitaminleri bakımından oldukça zengin. Bu özelliğiyle öncelikle vücudu hastalıklara karşı güçlendiriyor ve kalsiyum ile kemik kaybına karşı koruma sağlıyor. Üstelik çok düşük kalorisiyle zayıflama listelerinin popüler bitkileri arasında ilk sıralarda yer alıyor.

Dereotunun Besin Değerleri

1 avuç (28 gr) taze dereotu;

  • Günlük C vitamini ihtiyacının %40’ını
  • A vitamini ihtiyacının %43’ünü
  • Riboflavin ihtiyacının %5’ini
  • Niasin ihtiyacının %2’sini
  • B6 vitamini ihtiyacının %3’ünü
  • Folat ihtiyacının %11’ini
  • Kalsiyum ihtiyacının %6’sını
  • Demir ihtiyacının %10’unu
  • Magnezyum ihtiyacının %4’ünü
  • Fosfor ihtiyacının %2’sini
  • Potasyum ihtiyacının %6’sını
  • Çinko ihtiyacının %2’sini
  • Bakır ihtiyacının %2’sini
  • Manganez ihtiyacının %18’ini karşılar.

Aynı miktarda (28 gr) dereotu sadece 12 kalori içerir. Bitki, besin lifi bakımından da zengin olduğu için kabızlık gibi sindirim sorunlarına karşı kullanılabilir.

Dereotunun Sağlığa Faydaları

Sindirim: Çeşitli toplumlarda sindirim sorunlarına karşı kullanılan dereotu sindirime bağlı mide kramplarına ve mide ağrılarına iyi gelir. 2002 yılında yapılan bir çalışmaya (BMC Pharmacology) göre dereotu fazla mide asidi üretimini baskılayarak mide lezyonu (ülser gibi) gelişimini önlüyor. Ayrıca dereotu yağı anti-spazmodik, gaz giderici, hazmettiricidir ve sedatif özellikleri vardır.

Kolesterol: 2008 yılında İran Biyokimya ve Biyofizik Enstitüsü tarafından hayvanlar üzerinde yapılan çalışmada dereotu yapraklarının trigliserid değerini %50 toplam kolesterolü ise %20 düşürdüğü belirlenmiş. Bu araştırmada dereotu yapraklarından el edilen özüt kullanılmış olsa da düzenli olarak dereotu yemek kolesterolü düşürmeye yardımcı olabilir.

Şeker: Antiseptik ve lokal anestetik olarak kullanılan bir fenol olan ve dereotunda bulunan “öjenol” diyabet hastalarında kan şekerini düşürmeye yardımcı olur. Ancak bu alanda daha çok araştırma sonucuna ihtiyaç duyulmaktadır.
Antioksidan: Dereotunun bazı bileşenleri (monoterpene) vücuttaki bazı toksinlerin temizlenmesini sağlayan enzimlerin üretimini tetikliyor. Özellikle sigara dumanının vücutta yarattığı hasarı en aza indirmek için önerilen bitkiler arasında yer alıyor.

Antimikrobiyal: Dereotunun mikropların gelişimini önleyip önlemediği üzerine yapılan çalışmalarda bitkiden elde edilen yağın bazı mikropların gelişimini engellediği yönünde sonuçlar elde edilmiştir. Sonuçları 2006 yılında “Journal of Food Science”da yayınlanan araştırmaya göre dereotu yağı bazı gıdalarda (tahıl taneleri, en çok buğday ve arpa üzerinde) bulunan “Fusarium graminearum” ve diğer 5 mikrobun üremesini önlüyor. Benzer bir çalışma Viyana Üniversitesi tarafından yapılmış ve benzer sonuçlar elde edilmiş.

Dereotu Nasıl Kullanılır?

Dereotunun yaprakları gibi tohumlarının da sağlığa faydaları vardır ancak tohumların tadı biraz acı olabilir. Bitkinin faydalarından en yüksek oranda yararlanmak istiyorsanız kurutulmuş dereotu yerine taze dereotu tüketin. Bitkinin tazeliğini koruması için her zaman buzdolabında muhafaza edin. Kırılgan bir bitki olduğu için tazeliğini ancak 2-3 gün koruyabilir. Kurutulmuş dereotu ise hava geçirmeyen bir kapta, kuru ve güneş almayan bir yerde saklanmalıdır. Kurutulmuş dereotu gerektiği gibi muhafaza edilirse tazeliğini 6 ay kadar korur.

  • Yoğurtla karıştırabilirsiniz, cacık hazırlarken kullanabilirsiniz
  • Soğuk sandviçlere lezzet verir
  • Balığa yakışır
  • Dereotlu ekmek yapabilirsiniz
  • Salatalarda diğer bitkilerle birlikte kullanılabilir
  • Menemen hazırlarken kullanabilirsiniz
  • Haşlanmış patatesle yenebilir
  • Yemeklerden sonra mideyi hafifletmek için yenebilir

Kaynaklar




İlginizi çekebilecek diğer yazılar

, , , , , ,

Bu yazıyla ilgili henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın